Ana Sayfa > Güncele Alevi Bakışı > Av. Birliğine Alevi Bakışı > AB Yazısı Eleştirileri 1

                   AB Yazısı Eleştirileri 1

Bakış-1 Düzeltme


Alevilerle ilgili AB raporunda ‘Aleviler azınlıktır.’şeklindeki ifade yapılan yoğun itirazlar sonucunda 17.Aralık 2004 tarihinde rapordan çıkarılmıştır.Edindiğimiz şifai bilgilere göre AB raportörleri hazırlık aşamasında Diyanet işleri başkanlığına ‘Alevilerin kimler olduğunu sormuş’ yanıt olarakta ‘Müslümanlığın kurallarına uymayan küçük bir azınlık’cevabı üzerine raporda bu ifade kullanılmıştır.  ( Alevisesi sitesi  dış haberler servisi) 

YANLIŞ BAKIŞ BAKIŞ-2                   

Odkan arkadaşımızın bakışı Alevi bakışından çok Mhp‘li, Kızılelmacı, bürokrat yada hakim sınıftan birisinin bakışı gibi, böyle bir bakış egemenliğini yada sınıfsal çıkarını kaybetme korkusu yada diğer korku ve paranoyalara dayanıyor.Bizler özgürlükçü bir bakışla (Allah (cc)korkusu dışında) tüm korkulardan arınmış şekilde soğukkanlı ve etki altında kalmadan bakabilmeliyiz. 

ÖNCELİKLİ SORUNUMUZ AB DEĞİL BAKIŞ-3        

Arkadaşlar bizim öncelikli sorunumuz AB değildir.Ama bununla birlikte tabiki her konuya duyarlı olmalıyız,zaten AB’e bugün alıyoruz deseler bile bunun yıllarca süren bir süreç olacağını ve bu süreçte birçok yapısal değişiklikten geçeceğimizi biliyoruz.O halde şimdiden karşı çıkmak mantıklı değil,bekleyelim ve sürecin akışına göre tavır koyalım.Dolayısıyla gündemdeki kısır çekişmelerde yer almak yada gündeme uymak yerine gündemi biz tayin etmeliyiz.Kendi özel gündemimizle yani Hz.Ali’nin ilkelerinin hayatımıza yön vermesi çabasına yoğunlaşmamız,kafa yormamız daha doğru olmaz mı? 

İKİ ARADA KALDIK BAKIŞ-4                 

İki söz arasındaki mesafeyi iyi tahlil etmeliyiz.Birinci söz:’Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak’İkinci söz:’Zincirlerimizden gayri kırılacak neyimiz var? 

NE FARK EDER? BAKIŞ-5         

Avrupa birliğine değilse bile şu anda Avrupaya yıllar öncesinden girmiş bulunuyoruz.Yani Avrupada yaşayıp ta Avrupa Birliğini reddetmek mümkünmüdür?Avrupada milyonlarca Alevi yaşıyor ve tıpkı Anadolu Aleviliği saçmalığı gibi neredeyse bir AVRUPA ALEVİLİĞİ saçmalığı oluşturulmak isteniyor.Alevilik evrensel bir değer olduğuna göre hem Avrupalılara hem de oradaki alevilere yardımcı olmamız gerekmez mi?Toprak kaybını ön plana çıkarırken Avrupada yerleşik olmak ve inancımızı gücümüzde oralara da taşımak ,en azından küçükte olsa gelecek için iyi bir tohum atsak fena mı olur?Bu iyi bir ütopya değilmi? Endülüste eksik kalanı biz tamamlayalım derim.Ayrıca Avrupa ile Irak,İran,Suriye arasında köprü görevi yaparak ideolojik geçiş sağlamanın neresi kötü?Şahsen fikrim ne AB den ne Asya birliğinden nede başka bir birlikten prensip olarak korkmamalıyız.Korku düşüncenin prangasıdır.Hak ve Batıl mücadelesi esastır ve AB içinde olsak ta olmasak ta ,girsekte girmesekte alsalarda almasalarda yada başka bir birlikte de olsak mücadele etmek zorundayız,bu temelden bakınca bir şeyin değişmeyeceğini ha birlik içinde ha birlik dışında mücadelenin devam edeceğini görmek ve bu temelde bakarak konuyu fazlada dert etmemek daha doğrudur. (Musa Özateş) 

İŞÇİLER BİRLEŞİN BAKIŞ –6   

Sloganımız ‘Dünya işçileri birleşin’temeline dayanmalıdır.Halen tutkulu bir Alevi olarak Avrupa ilericileriyle birleşmeye karşı çıkamam,bu kendimi inkar olur,ulusalcı bakış  sol yada sosyalist bakıştan geridir ve sorunları çözmek yerine çözümsüzlük getirir.Fransa ve Hollanda daki Avrupa birliği anayasasına hayır son oylamasınıda böyle görmek gerekiyor.(Bir solcu vede inadına Alevi) 

 HERŞEY GÜZEL OLACAK BAKIŞ-7  

Bazı yan etkileri var diye getirisinden vaz mı geçelim?Ne getirecek ki diyenlere son birkaç yılki değişikliklere göz atmalarını tavsiye ederim. (Habib Meşe)
BAKIŞ-8    Olaya toprak kaybedeceğiz,bağımsızlık kaybedeceğiz,bayrak ,vatan ,din elden gidiyor diye bakamayız.Dünyanın geldiği bu noktada tam bağımsızlığın tanımı yeniden yapılmalıdır.Ülkemiz şu anda yani AB ye girmeden Tam Bağımsızmıdır?Boğazların geçiş hakkını özgürce biz mi düzenliyoruz?İncirlik ve diğer bazı nato üstleri bizim sayılır mı?Kıta sahanlığında serbest ve rahatmıyız? İthalat ve ihracat kotaları bizim kontrolümüzde mi?Ekonomi ve tarımı biz mi yönetiyoruz? Silah yedek parçalarını vermeseler halimiz nice olur? Parmak boyası ithal etmeden seçim bile yapamadığımızı,para basamadığımızı görmüyormusunuz?
Biz Aleviler çağa ve gelişmelere küçük çıkarlarını düşünen gruplar gibi bakamayız,bakmamalıyız.Bakacaksak bile öncelikle Can ve Mal güvenliğimiz nasıl olacak?Haberleşme,eğitim ve öğretim özgürlüğümüz ne olacak?Sosyal güvenlik ne olacak?soruları öncelik vermeliyiz.Bu açıdan düşünürsek A Birliği üyelerindeki gelişmeler mi, yoksa bizdeki durum mu daha ileri?bir düşünün bakalım.
Beyefendinin Binlerce faili meçhulden haberi yok galiba?işsizliğin tavan yaptığını,ekonominin tarım ve hayvancılığın dip yaptığından da haberi yok.Tuzu kurular için mesele yok şu bilinmeli ki en kötü şartlar bile sunulsa ‘Denize düşen yılana sarılır’ya boğulur yada yılan sayesinde yaşar,hepsi bu. (Aydın Yamaç)



NE KAYBEDERİZ Kİ? BAKIŞ-9- 

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri toplamında  daha Hz.Ali’nin namazını bile öğretememiş ve öğrenememişken neyin telaşına düşüyoruz anlamıyorum. (Hasan Al)

BEN KORKMUYORUM BAKIŞ-10- 

Biz gerçek Alevileri ulusal TV kanallarına çıkarmıyorlar,basın organlarında yer vermiyorlar,Milli eğitim hizmetlerinde kendi anladığımız dini öğrenemiyoruz,belli makamlara getirilmemek için özel takibat yapılıyor,meslisteki partiler gerçek Aleviye kapalı,dağıtım ve yayınevleri kitaplarımıza ve yazarlarımıza kapalı.Okula yada camiye gönderdiğimiz çocuklarımıza Hanefilik öğreterek asimile ediyorlar bu durumda bizim için Avrupa Birliğine girersek Din elden gidecek diye bir tehlike yok.Yada içinde bulunduğumuz şartlardan daha da kötü olacak değil ya? (Hüseyin Aymazcan)

BU DİN HEP VAR OLACAKTIR. BAKIŞ-11-

Bir kişi dinini kendi seçmişse ,yani kendi aklıyla,inceleyerek müslüman olmuşsa (Alevi-Şia-Caferi) bu insanın hiristiyan olma ihtimali yoktur.Bu nedenle biz öncelikle cahillikten ve cehaletten kurtulmalıyız.Tebliğimizi,mesajımızı arı-duru-açık vede net yapabilirsek ve imkanlarımızı (Gazete,Tv,Radyo)artırabilirsek kitleleri değil korumak cazibe merkezi haline getirebiliriz.Avrupa insanı da  şu anda susuz ve çaresiz şekilde sahte mutluluklarla yaşamakta ve bir kurtarıcı beklemektedir.Biz O KURTARICIYI tanıyoruz ve O’nun zuhuru için çalışmalıyız.Tabi ki korkmalıyız ama bu bizim atacağımız ileri adımlara engel olmamalıdır.AB ileri bir adımdır ve her ileri adımda tabi ki risk vardır.Ama bu risk alınmadan yol alınamaz.İdeal olmasa da hak,özgürlük ,örgütlülük bakımından bilim,teknik,fen bakımından Avrupa bizden daha ilerdedir ve bunun açıkça görülmesi gerekir. (İbrahim Kanat) 

DOĞAL SÜREÇ SORUNU ÇÖZECEKTİR. BAKIŞ-12-      

Avrupa halkının çoğu bizim AB e girişimize karşı,tuhaftır bizdeki sözüm ona ilericilerde karşı o halde bu sorun uzun yıllar sürecek bir sorun olarak ortada duruyor,bu durumda çokta dert edinmesek daha iyi olacak.Nasıl olsa onlar bizim içimizde bizde onların içinde hızla çoğalıyoruz.Bu doğal ilerleme böyle devam ederse bu konu bir müddet sonra kendiliğinden çözülecektir. (İsmail Aydemir) 

ÇELİŞKİLER BUNALTIYOR. BAKIŞ-13-    

Tuhafıma giden şu:Avrupa birliğine en çok karşı çıkanlar,YÖK’ü kuranlar,Çekiç Güç’ü getirenler,Natoya girenler,Gladyonun ve susurluğun üzerini kapatanlar,İMF yi başımıza bela edenler gibi....Bu ne anlama geliyor?



SEN ÖYLE DİYORSUN AMA BAKIŞ-14                                

Bak arkadaşım sen öyle diyorsun ama avrupalılar sınırlarını açsın ,inan ki 25 milyon kişi hemen bu ülkeyi terk eder,bu ne anlama geliyor bir düşün bakalım ,bizim hassasiyetimizle seninkisi aynı değil,biz ekmek peşinde koşmaktan geçim derdimize çare bulmaktan yorulmuş ve her çareye sarılmışken sen bize Kıbrıs ta tatil yapmaktan bahsediyorsun,(İşsiz Murat ve arkadaşları)